Hakkımızda

www.NoaShoes.com ekibi, e-ticaret hayatına 2012 yılında başlamıştır. Alıcılar için popüler ürünleri uygun fiyatlarla sunmanın yanı sıra, genç ve dinamik yapısıyla her geçen gün gelişerek % 100 müşteri memnuniyetini hedeflemektedir.
Misyonumuz; ücretsiz kargo, kaliteli ürün, sorunsuz hizmet ile alıcılarımıza güvenli ve rahat alışveriş deneyimi yaşatmaktır.
Vizyonumuz; Her geçen gün hızla artan üye sayımızı daha da artırmak ve müşterilerimize, beklentilerinin de üzerinde memnuniyet sağlayabilmektir. Bu amaçla geliştirmeye başladığımız projelerimizi yakın gelecekte hayata geçirmek için çalışmaktayız.
Satış sonrasında da sınırsız destek ile, sizi de NoaShoes.com içerisinde online alışveriş keyfi yaşamaya davet ediyoruz.
Değerli fikirlerinizi ve isteklerinizi bizimle de paylaşmanızı dileriz.
Tüm soru, bilgi talebi ve önerileriniz için; iletişim bölümümüzde yer alan bilgiler aracılığıyla, bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Çalışma saatlerimiz hafta içi 10.00 – 16.00 arasındadır. Hafta sonu (Cumartesi ve Pazar günleri) ve resmi tatillerde firmamız kapalıdır.
İçtenliklerimizle,
Noa Shoes Ekibi
E-Posta : bilgi@noashoes.com
NOA SHOES ® Türkiye  – NoaShoes.com
Depo Adresi : Emin Sinan Mh. Emin Sinan Hamamı Sk.
No: 17 Fatih / İstanbul / Turkey Tel: +90 (532) 575 82 21
Mersis No: 3064332056200026 – Ticaret Sicil No : 42311-5
Çalışma saatlerimiz hafta içi 10.00 – 16.00 arasındadır. Hafta sonu (Cumartesi ve Pazar günleri) ve resmi tatillerde firmamız kapalıdır.
(Depo adresimize müşteri ziyareti kabul edilmemektedir. Sorularınız ve müşteri hizmetleri için bizlere iletişim formu, bilgi@noashoes.com ya da +905325758221 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.)

Nazım Hikmet’in harika anlatımıyla “Yaşam”.

🌿🌿🌿

O bayram bana ayakkabı almaya karar verdiler.
Hazır ayakkabı satan mağaza yoktu şehirde.
Tek ayakkabı yapan dükkanında ayakkabıcı çıplak ayağımı bir kartonun üzerine koydu, iyice basmamı söyledikten sonra ağzındaki kurşun kalemi eline alıp ayağımın çevresini çizdi.

O ayağımın çizildiği karton benim ayakkabı numaramdı.
Günlerce yeni ayakkabılarımın hayalini kurdum.
Babamın anlattığına göre ayakkabılarım siyah ve bağcıklı olacaktı. Kapının her çalınışında koştum.
Ayakkabılarım bayramdan bir gün önce geldi, siyah-bağcıklı.
O gün onları giymedim.
Bayram gecesi yatağımın altına yerleştirdim yeni ayakkabılarımı. Arada bir kalkıp kutusundan çıkartıyor, yere koyuyor, yukarıdan, yandan, önden bakıp duruyordum.
Parlak ve yuvarlak burnunu gecenin karanlığında kim bilir kaç kez okşadım.
Uyku girmedi gözüme.

Sabahleyin ev ahalisi kalktığında, ayakkabı kutusu kucağımda sandalyede oturuyordum ben.
Ayakkabımı babam giydirdi.
Ayağıma olmamıştı ayakkabılarım, dardı ve canımı yakmıştı.
Ama bunu babama söylemedim.
O “Sıkıyor mu?” diye sordukça “Hayır” yanıtını veriyordum.
“Dar, ayağımı acıtıyor” desem, geri gidecekti ayakkabılarım ve ayakkabıcının hemen bir yeni ayakkabı yapması olanaksızdı.

O bayram sabahı canım yana yana yürüdüm.
Bir süre sonra acı dayanılmaz oldu.

Dişimi sıktım. Topalladım. Soranlara “Dizimi vurdum” dedim, ama ayakkabılarımın ayağımı sıktığını kimseye söylemedim.
Doğrusunu isterseniz yaşam da dar ayakkabıyla yürümektir.

Kimi zaman dar bir maaş, kimi zaman sevimsiz bir iş…
Kimi zaman bir mekan dar ayakkabı olur bize, kimi zaman bir çevre,
Kimi zaman bir sokak, ya da bir şehir…
Kimi zaman dostluklar, arkadaşlıklar, beraberlikler bir dar ayakkabıya dönüşür.
Kimi zaman zamandır dar ayakkabı, geçmek bilmez.
Kimi zaman zenginlik, kimi zaman başınızı koyduğunuz yastık…

Canınız yanar. Topallaya topallaya gidersiniz.

Sonradan öğrendim; yaşamın, dar ayakkabıyla yürüyebilme sanatı olduğunu…

Nazım Hikmet Ran